Pilonidal Hastalık (Kıl Dönmesi) Tedavisi #
Kıl dönmesi/pilonidal sinus ya da doğru terminolojiyle pilonidal hastalık, çoğunlukla kuyruk sokumunda/sakrokoksigeal bölgede kılların mikrotravması ile başlayan, inatçı sinus ve fistüllerle/oyuklarla karakterli, abseleşmeler ve akıntıyla seyreden inatçı/kronik iltihabi bir hastalıktır.
Kıl dönmeleri/kıl travması aslında fark edilmeden hergün vücudun farklı bölgelerinde olagelen bir şeydir; ancak bazı koşullarda kuyruk sokumunda problem yaratabilmektedir. Genç yaş, derinin bu yaşlarda nemli yapısı, aşırı kıllanma, tıknaz erkeklerde derin sakral oluk/intergluteal sulkusta anaerob odacıklar oluşması gibi pek çok unsur bir araya gelince ancak sorun olur ve bu nedenle genç erkeklerde sık raslanır. İçi/ağzı epitelize olan/deriyle örtülen sinüsler oyuklar abseleşirler ve zamanla dallanıp budaklanırlar. Abseleşmeler ve kötü kokulu akıntı ile karakterli kronik bir hastalık ortaya çıkar.
En önemli sorunlar da ne yazık ki cerrahi tedaviye bağlı gelişebilmektedir/uygunsuz ameliyatlar, inatçı nüksler ve iyileşmeyen yaralarla basit bir hastalığı bir kabusa çevirebilmektedir. Tedavide lokal bakım/banyolar, epilasyon, kristalize fenol uygulaması gibi ameliyat dışı yöntemleri iyi bilmek ve uygulamak gerekir. Ameliyatın kaçınılmaz olduğu çok yaygın vakalarda ise cerrahi bazı ilkelerin çok iyi bilinip uygulanması şarttır. Bu nedenle, zihninizi tedavinin/ameliyatın ismine değil, hekiminize ve tedavinin bütünselliğine yönlendirmenizi öneririz.
Pilonidal Hastalık (Kıl Dönmesi) Özellikle Genç Erkeklerde Görülen Yaygın Sorundur #
Çok yeni, küçük, orta hatta 1-2 sinusle karakterli kısıtlı vakalarda sadece epilasyon ve lokal bakımla/banyolarla bir kısım vaka gerileyebilmektedir. Biraz daha yaygın/derin olduğunda kılların temizlenmesi/pit eksizyonu/sinüslerin lokal anesteziyle çıkarılması (sinuzektomi) ve/veya kristalize fenol uygulaması düşünülebilir ki bunlar ayaktan, kısa, ağrısız işlemlerdir. Bu işlemlerin bu alanda deneyimli hekimler tarafından doğru uygulanması gerekir.
Kıl dönmesinde kristalize fenol uygulaması, doğru indikasyon ve doğru teknikle yapıldığında en geçerli tedavi yöntemlerinden biridir. Geçmişte sıvı/likid fenol ile de uygulama yapılmış ve ciddi yan etkiler bildirilmiştir; dolayısıyla daha güvenli olan, kristalize fenol uygulamasıdır. İşlem ameliyathanede değil proktoloji ünitemizde yapılır. Birkaç cc lokal anestetik yardımıyla ve steril koşullarda sinüslerin temizlenmesi, kıllardan arındırılması ve içlerinin iri tuz kristallerine benzeyen kristalize fenolle doldurulması aşamaları gerçekleştirilir. Kristalize fenol, biraz kaba bir benzetmeyle tıkaç oluşmuş su tesisatını temizler gibi debridman etkisiyle bu sinuslerin içlerini temizler ve bir iyileşme/kapanma sürecini başlatır. Ağrısız bir işlemdir. Hasta evine gönderilir ve hemen sabahına banyo yapması önerilir.
Ancak bazı vakalar/özellikle nüks vakalar, kristalize fenol uygulaması gibi ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilemeyecek kadar yayılmış/geniş olabilir ve bu durumda hastalıklı dokunun çıkarılması zorunlu olabilir. Oluşan defektin dikilmesi/primer kapama yönteminin, orta hatta yine oyukluk oluşturması, derinin gerilmesi/çatlaması nedeniyle yeni sinusleri davet etmesi gibi nedenlerle yüksek oranda nükslerle sonuçlandığı bildirilmiştir. Gerginlik nedeniyle de ameliyat sonrası çok uzun süre hareket kısıtlılığı oluşmaktadır. Yara açık bırakıldığında da aylar süren pansumanlar gündeme gelebilmektedir.
Ameliyat kaçınılmazsa bunun yandan doku kaydırarak/flep yöntemiyle (Bascom, Karydakis, modifiye Limberg gibi) yapılması literatür ağırlıklı olarak daha güvenlidir. Bu ameliyatlar özellikli ameliyatlardır; ustaca uygulanmaları ve izah edilmeleri gerekir.
Tüm tedaviler sonrası ayda ya da iki ayda bir kıl dökücü kremlerle bu bölgenin epilasyonunu, hergün duş alınması, tercihen zeytinyağlı doğal sabunlarla kuyruk sokumunun da sabunlanması, bol suyla iyice durulanması ve iyice kurulanması gibi koruyucu ilkelere uyulması başarı açısından önemlidir.
DİKKAT! Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz. Lütfen YASAL UYARI sayfamızı inceleyiniz. Bu konudaki tüm sorumluluk ziyaretçiye aittir.
Soru ve görüşleriniz için EDİTÖR İLETİŞİM
Sağlık Bakanlığı İletişim için SABİM İLETİŞİM